Deneysel Edebiyat Bağlamında Murat Gülsoy'un İstanbul'da Bir Merhamet Haftası Adlı Romanının İncelenmesi


Doç. Dr. SEZEN KÖKER

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Şahmurat Arık

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Geleneksel yazının önemini yitirmesi ve artık yetersiz kalması sonucunda yenilikçi bir tarz olarak ortaya çıkan deneysel edebiyat, edebiyatı tekdüzelikten kurtarmayı, değişik üsluplar denemeyi ve yazarının sürekli kendisini yenilemesini amaçlar.

Deneysel edebiyatın kökeni Fransa’da ortaya çıkan OULİPO (Ouvroir de Litterature Potentielle) grubuna dayanır. “Potansiyel Edebiyat İşçiliği” anlamına gelen ve çoğu matematikçi ile edebiyatçıdan oluşan bu grubun başlıca amacı edebiyatı matematik, satranç, mantık gibi başka disiplinlerden biçimler ödünç alarak genişletmeye çalışmaktır. Böylece edebiyatın özünü deşerek, onu parçalara bölüp yapısal birimlerine ayırarak kendi içinde nasıl bir noktaya varabileceğini görmek istemişlerdir. Matematik ile edebiyatı birleştirme yolunda deneye girişen OULİPO’cular bu amaçları doğrultusunda değişik yöntem ve teknikler geliştirmişlerdir.

Deneyselliğin modernizme yaptığı göndermelerle başlayan süreci onu avangardizm, dadaizm, sürrealizm ve postmodernizm akımlarıyla ortak bir paydada birleştirmiştir. Türk edebiyatında avangard hareket şeklinde ortaya çıkan deneysel yazının ilk örneğini Oğuz Atay “Tutunamayanlar” adlı yapıtıyla vermiştir. Günümüz yazarlarından Murat Gülsoy “İstanbul’da Bir Merhamet Haftası” adlı romanıyla Türk edebiyatında deneyselliği deneyen yazarlardan biri olmuştur. Roman, Alman sürrealist ressam olan Max Ernst’ün “Bir Merhamet Haftası” adını taşıyan ve kolaj tekniğiyle yapılmış romanından ilhamla yazılmıştır. Ernst’ün resimlerden oluşan bu romanı, haftanın bir gününe denk gelecek şekilde yedi bölümden oluşmaktadır. Her günün altında bir element ve bu elemente bağlı olarak bir örnek bulunmaktadır. Ernst’ün güç, şiddet, felaket gibi temalara ağırlık vererek oluşturduğu bu kolajları Avrupa’da tehlikeli güçlerin yükselişine ve zamanın endişe verici siyasi durumuna bir gönderme niteliğindedir.

Murat Gülsoy’un, Ernst’ün çalışmasından esinlenerek yazdığı bu romanı Ernst’ün eserindeki yedi farklı resmin, birbirini tanımayan yedi farklı kişinin, haftanın yedi günü boyunca yapacağı yorumlarını konu edinmektedir. Gülsoy, Ernst’ün resimlerle yaptığını yazıyla yapmak istemiştir. Yedi farklı kişinin yedi farklı yorumu ile kolaj roman yazma deneyinde bulunmuştur. Bunu yaparken her bir kişiyi kendi mizaçlarına, kültürlerine ve sosyal çevrelerine uygun bir şekilde vermiş, birbirinden farklı yedi kişiyi farklı üsluplar, mekanlar, anlatıcı ve bakış açıları çerçevesinde bir deneye tâbi tutmuştur.

İstanbul’da Bir Merhamet Haftası, yaşanan dünyanın farklılığına, karmaşıklığına, kalabalıkların içinde çoğalan yalnızlıklara atfen yazılmış olmakla birlikte gerek kurgusuyla gerekse tekniğiyle deneysel roman türünün bir örneğini oluşturmaktadır.

 Anahtar Kelimeler: Deneysel edebiyat, OULİPO, Murat Gülsoy, Max Ernst, İstanbul'da Bir Merhamet Haftası.