HECE: AYLIK EDEBIYAT DERGISI, cilt.1, sa.342/343/344, ss.146-160, 2025 (Hakemsiz Dergi)
Otobiyografi yaygın kullanımıyla kendi yaşamını yazmak anlamına gelir ve kendini yazan/anlatan
türler söz konusu olduğunda birinciliği daima elinde tutar. Otobiyografiyi
sadece bir yaşam anlatısı olarak tanımlamak meseleye bütüncül açıdan
yaklaşmamızı engeller. Nitekim otobiyografiyi oluşturan sözcüklerin bile her
biri kendi içinde izah edilmesi gereken bir anlam içeriğine sahiptir. bu içerik
anlaşılmadan yapılacak bir otobiyografi okuması bir yerde eksik kalacaktır. Söz
gelimi Batı kökenli bir kelime olan otobiyografi üç sözcüğün terkibinden
oluşur: Auto/bio/graphy. Terkibi oluşturan bu sözcüklere sorduğumuz sorular
bizi doğrudan otobiyografinin ne olduğuna götürecektir. Mesela “auto” kendi demektir, peki bu kendi ne anlama gelir, kendi’den kast edilen nedir? Kendi’ni anlatan bir yazı türünde ben’in konumu nedir, kendi ile ben arasında bir ayrım var mıdır? Yaşam anlamına gelen “bio” sadece
basit bir yaşamın ifadesi midir, değilse bu yaşam ne türden bir yaşamdır? Bir
yaşamı deneyimleyen herkes otobiyografisi yazabilir mi? Yazmak şeklinde dilimize çevrilen “graphy” bütün bir yaşamın metne
dönüşmüş hali midir ya da bir kendi yaşamını yazmakla murat edilen nedir? Bütün
bu sorular bizi otobiyografinin menşeine götürecek kadar uzun bir yolculuğa
çıkaracaktır.