Soğuk Savaşın Yumuşama İklimi Orta Doğuyu Nasıl Şekillendirdi? Petrol, Kürtler ve Rekabet Üçgeninde Irak


Creative Commons License

Salep M.

JOURNAL OF HISTORY AND FUTURE, cilt.12, sa.3, ss.444-473, 2026 (Hakemli Dergi)

Özet

Devletlerin kuruldukları ve toplumların yaşadıkları coğrafyalar, tarihi olayların ve olguların oluşmasında önemli bir unsur olmuştur. Orta Doğu, coğrafi konumu ile geçmişten bugüne birçok siyasi, iktisadi ve askerî olayların merkezinde yer almıştır. 20. yüzyılda gerçekleşmiş olan iki büyük savaş, milyonlarca insanın ölümüne neden olduğu gibi başta Orta Doğu olmak üzere birçok bölgede sınırların yeniden çizildiği bir süreci ortaya çıkarmıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan, Amerika ve Sovyetler Birliği politikaları ile şekillenen iki kutuplu bir dünyada, yeni yollar arayan bir üçüncü dünyanın oluştuğu Soğuk Savaş Dönemi gelişmelerinin Orta Doğu’daki yansımaları Irak merkezli gelişmeler çerçevesinde incelenmiştir. Makalede, 1970’li yıllarda yoğunluk kazanan yumuşama politikalarının Irak ve çevresindeki gelişmelere etkisi irdeleneceği gibi petrol başta olmak üzere bölgesel etnik temelli sorunların ve rekabetin devletlerin hem bölge hem de dünya devletleri politikasına ne derecede yansıdığı konusu; arşiv belgeleri, gazeteler ve dönemin kaynakları çerçevesinde değerlendirilecektir. Orta Doğu’da bulunan devletlerin önemli bir kısmı petrol ve doğal gaz kaynakları açısından zengindir. Bu çerçevede Irak da petrol rezervleri açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. 1932 yılında bağımsızlığını kazanmış olan Irak’ın istikrarlı bir yapıya kavuşması uzun yıllar almıştır. Irak’ın içeride ve dışarıda karşı karşıya kalmış olduğu sorunlar, devletin kurumsallaşmasını etkilediği gibi dış politikada da etkinliğini zayıflatmıştır. Darbelerle istikrarın kesintiye uğramış olduğu Irak’ta yaşayan Kürtlerin merkezî yönetime karşı sıkça ayaklanması içeride birliğin tesis edilmesini engellediği gibi İran, Amerika ve belirli bir süre de Sovyetler Birliği’nin Kürtleri destekleme politikaları, Irak’ın bölgedeki gücünü zayıflatmıştır. Baas Rejimiyle birlikte iktidara gelen Saddam Hüseyin’in Arapların liderliği konusundaki girişimleri Irak dış politikası açısından önemli atılım olarak değerlendirilebilir. Irak ve İran arasındaki anlaşmazlıklar, 1980’de başlayacak ve sekiz yıl devam edecek olan bir savaşa neden olmuştur. Nihayet çalışmada; Irak merkezli konuların başta bölge devletleri olarak Türkiye, İran ve Suriye olmak üzere Amerika ve Sovyetler Birliği politikalarına etkisi, çok boyutlu ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmiştir. 

 The geographies in which states are established and societies reside have historically constituted a pivotal element in the shaping of historical events and phenomena. Owing to its strategic geopolitical position, the Middle East has continuously stood at the epicenter of political, economic, and military developments. The two world wars of the twentieth century not only resulted in the loss of millions of lives but also precipitated a process that led to the redrawing of borders across various regions, most notably in the Middle East. This study examines the Middle Eastern reflections of Cold War Dynamics-characterized by a bipolar world order shaped by United States and Soviet policies post-World War II, as well as the emergence of a Third World seeking alternative paths-through the lens of Iraq-centered developments. Utilizing archival documents, period newspapers, and primary source materials, this article scrutinizes the impact of detente policies, which intensified in the 1970s, on developments in and surrounding Iraq. Furthermore, it evaluates the degree to which regional competition and ethnic issues-primarily centered around oil-were reflected in both regional dynamics and global politics. A substantial portion of states in the Middle East possesses rich oil and natural gas reserves. In this context, Iraq occupies a highly critical position in terms of its oil reserves. Having gained its independence in 1932, Iraq required many years to establish a stable structural framework. The internal and external challenges faced by Iraq not only impeded the state's institutionalization but also diminished its efficacy in foreign policy. In Iraq, where political stability was repeatedly disrupted by military coups, frequent uprisings by the Kurdish population against the central government hindered domestic unity. Furthermore, the policies of Iran, the United States, and—for a certain period—the Soviet Union in supporting Kurdish movements systematically eroded Iraq's regional power leverage. Following the ascension of the Ba'ath regime, Saddam Hussein's ambitions toward PanArab leadership can be evaluated as a major turn in Iraqi foreign policy. The deep-seated disputes between Iraq and Iran ultimately culminated in an eight-year war that broke out in 1980. Ultimately, this study evaluates the multifaceted impacts of Iraq-centered issues on the policies of regional states—specifically Turkey, Iran, and Syria—as well as the strategic trajectories of global powers, namely the United States and the Soviet Union