SUBHI AZAL MIRZA YAHYA AND THE AZALIS


Creative Commons License

İpek Y.

Bilimname, no.45, pp.43-78, 2021 (Journal Indexed in ESCI)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.28949/bilimname.951638
  • Title of Journal : Bilimname
  • Page Numbers: pp.43-78

Abstract

Mirza Ali Muhammad's appearance in May 1844, claiming that the Shia’s were waiting for the arrival of the Door (Bab), is also the beginning of Babism. Prior to his execution, Bab declared a young man named Mirza Yahya who was one of the first of his subjects, as his deputy. Spread to the Babis, and the Babi society was divided into three groups: On one side were “Azalis” who declared “Subhi Ezel” Mirza Yahya as right and stood next to him”, on the other side were Bahais who accepts “Bahaullah” Mirza Husayn Ali as righteous and stood by him and on the third side were “Beyanis" who believed that both brothers had used Bab in their own interests and who were not affiliated with anyone. Among these three Babi groups, the Azalis, who claim to be the most connected to the essence, today have a population of about five thousand people by the most optimistic estimate, and most of them live in Iran. Azalis, who have their own principles of faith, worship and morality, take the foundations of these principles from the book of “Bayan”, which they believe having been revealed to Bab. They also accept the works written by Subhi Azal, which they believed being made written by Allah, as a kind of exegesis of the “Beyan” and consider them as sacred.

Beklenen kurtarıcı fikri inanç sistemlerinin çoğunda mevcuttur. İslamiyet içerisinde de özellikle Şii anlayışta hâkim olan bu beklenti birçok yeni dini akımın doğmasına sebep olmuştur. Bunlardan biri de Babîliktir. Mirza Ali Muhammed’in Şiilerin gelişini bekledikleri kurtarıcıya açılan kapı (Bab) olduğu iddiasıyla Mayıs 1844’te ortaya çıkması Babîliğin de başlangıcıdır. Kısa sürede etrafına çok sayıda insan toplamayı başaran Bab gerek söylemlerinden gerekse taraftarlarının saldırgan tutumlarından dolayı Kaçar yöneticilerini rahatsız etmiş ve neticede tutuklanmış ve idam edilmiştir. Bab, idam edilmeden önce kendisine ilk tabii olanlardan Mirza Yahya adındaki genci vekili olarak ilan etmiştir. Mirza Yahya’nın vekilliğine ilk ve en büyük tepkiyi gösteren kişi kardeşi Mirza Hüseyin Ali olmuştur. Her iki grup da karşı tarafı sahtekarlıkla suçlayıp gerçek vekilin kendisi olduğunu iddia etmiştir. İki kardeş arasındaki bu çekişme zamanla Babîlere de sirayet etmiş ve Babî toplumu üç gruba ayrılmıştır: Bir tarafta “Subhi Ezel” lakabıyla anılan alan Mirza Yahya’yı haklı görüp onun yanında yer alan “Ezeliler”, bir tarafta “Bahaullah” lakabıyla anılan Mirza Hüseyin Ali’yi halkı görüp onun yanında yer alan “Bahailer”, bir tarafta da iki kardeşin de kendi çıkarlarına Bab’ı alet ettiğini düşünen ve kimseye bağlı olmayan “Beyaniler” yer almıştır. Bu üç Babî grup içerisinde öze en bağlı olduklarını iddia eden Ezeliler, günümüzde en iyimser tahminle beş bin civarında bir nüfusa sahiptir ve bunların büyük bir kısmı İran’da yaşamaktadır. Kendilerine has inanç, ibadet ve ahlak ilkeleri olan Ezeliler bu ilkelerin esaslarını, Bab’a vahyedildiğine inandıkları “Beyan” kitabından almaktadırlar. Ayrıca Subhi Ezel tarafından kaleme alınan ve ona Allah tarafından yazdırıldığına inandıkları eserleri de “Beyan”ın bir nevi tefsiri olarak kabul etmekte ve kutsal saymaktadırlar