QAJAR DYNASTY IN IRAN BABISm AND BAHAISM


İpek Y.

Ekim, İstanbul, 2010

  • Publication Type: Book / Other Book
  • Publication Date: 2010
  • Publisher: Ekim
  • City: İstanbul

Abstract

The Qajar Turkish Khanate, which ruled in the Iranian geography between 1795 and 1925, had to deal with internal and external problems continuously during its rule lasting about 130 years, as it has been the transition point of its region and its strategic location since the early ages of history. Since the Qajar lands are on the way to an important colony like Afghanistan, the British and the Russians have always wanted to be kept under control. Later, the rich mineral and oil resources in the country increased the appetites of these countries. In order to keep Iran in their hands, they sometimes used force by relying on military methods, sometimes they gave financial aid and received privileges in return, sometimes they provoked the people with the ideas of religion or more freedom, and caused internal conflicts.

Bâbîlik / Bahâîlik, which emerged as an Islamic-rooted movement; Over time, it assumed a new religious identity with the synthesis of divine religions such as Judaism, Christianity, Islam and mystical Eastern Religions. Bâbîs / Bahâîs claim that Bahâîm, with its unique credo and rituals, is the last religion that Allah sent to people through Bahâullah. Today, Bahâîs have a population of approximately 7 million, 12-13 thousand of them in our country; They have gained legitimacy in 232 countries with their own shrines, schools and official representatives.

İran coğrafyasında 1795-1925 yılları arasında hüküm sürmüş olan Kaçar Türk Hanlığı, yaşadığı bölgenin geçiş noktası olması ve stratejik konumundan dolayı tarihin ilk çağlarından beri süregeldiği gibi, yaklaşık 130 yıl süren hâkimiyeti boyunca da devamlı iç ve dış sorunlarla uğraşmak zorunda kalmıştır. Kaçar toprakları, Afganistan gibi önemli bir sömürgeye giden yol üzerinde bulunduğu için İngilizler ve Ruslar tarafından hep kontrol altında tutulmak istenmiştir. Daha sonra ülkede çıkan zengin maden ve petrol kaynakları bu ülkelerin iştahlarını daha da kabartmıştır. İran’ı ellerinde tutabilmek için bazen askeri yöntemlere başvurarak güç kullanmışlar, bazen mali yardımda bulunup karşılığında imtiyazlar almışlar bazense Bâbîlik/ Bahâîlik hareketinde olduğu gibi halkı din veya daha fazla özgürlük fikirleriyle kışkırtıp iç karışıklıklar çıkartmışlardır.

İslami kökenli bir hareket olarak ortaya çıkan Bâbîlik/ Bahâîlik; zamanla Yahudilik, Hıristiyanlık, İslamiyet gibi ilahi dinler ve mistik Doğu Dinlerinin senteziyle yeni bir din hüviyetine bürünmüştür. Bâbîler/ Bahâîler, kendine has amentü ve ritüelleriyle Bahâîliğin, Allah’ın Bahâullah aracılığıyla insanlara gönderdiği son din olduğunu iddia etmektedirler. Günümüzde yaklaşık 12- 13 bini ülkemizde olmak üzere toplam 7 milyon civarında bir nüfusa sahip olan Bahâîler; kendilerine has mabetleri, okulları ve resmi temsilcileri ile 232 ülkede meşruiyet kazanmışlardır.