Özel Zaman Dilimlerinde Kolektif İbadet Algısı: Fakihlerin Perspektifinden Bir Değerlendirme


Aydın M. Ş.

ÇUKUROVA ÜNIVERSITESI İLAHIYAT FAKÜLTESI DERGISI (ÇÜİFD), cilt.26, sa.1, ss.325-343, 2026 (TRDizin)

Özet

Ayet ve hadisler incelendiğinde tüm zamanı ve mekânı yaratan Allah’ın bazı zaman dilimlerine

ve mekânlara önem atfederek onlara fazilet ve değer kattığı anlaşılmaktadır. Kadir gecesi, Berat gecesi,

Zilhicce ayının ilk on günü, Cuma günü kıymetli zamanlara; Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî, Mescidi

Aksâ, Arafat Dağı, Müzdelife ve Mina da değerli mekânlara misal olarak verilmektedir. Halk arasında

kandil geceleri olarak bilinen beş gece Mevlid, Regâib, Mi‘rac, Berat ve Kadir olarak sıralanmaktadır.

İslâm kültür ve medeniyeti tetkik edildiğinde bu geceleri ihya etme anlayışının tarihsel süreçte nasıl

ve ne zaman ortaya çıktığını ve fakihlerin bu özel günlere yaklaşımını incelemek önem arz etmektedir.

Asırlardır Müslüman toplumlarda bu gecelere has bazı namazların kılınması ve oruçların tutulması

tatbikinin dinî açıdan nasıl değerlendirildiğini yansıtmak gerekmektedir. Makalede fakihlerin kandil

gecelerinde yapılan ibadetlere hangi hükmü verdiklerinin ortaya konması amaçlandı. Araştırma, ilgili

fıkhî kaynakların yorumlanması ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesine dayandığından nitel

araştırma yöntemi benimsenmektedir. İnceleme sonucunda kandil gecelerinin asırlar boyunca

Müslümanlar tarafından yaygın kutlanmakla birlikte fakihlerin kimileri teşvik boyutuyla olumlu,

kimileri de dinî dayanaktan yoksun olduğu şeklinde eleştirel yaklaşımları söz konusudur. Böylece

kandil gecelerindeki çeşitli uygulamaların İslâm düşünce tarihinde farklı yorumlara sebep olduğu ve

çeşitli değerlendirmelere yol açtığı anlaşılmaktadır. Bu uygulamaların, Müslümanları bir araya

getirdiği ve daha fazla ibadet etmelerine vesile olduğu görülmektedir. Makale, kandil gecelerinde ifa

edilen ibadetlere ve fakihlerin verdiği hükümlere topluca bakma açısından literatüre katkı

sağlamaktadır.

bestowed virtue and value upon certain periods of time and places by attributing significance to

them. Laylat al-Qadr, Laylat al-Bara’ah, the first ten days of Dhu al-Hijjah, and Friday are cited as

examples of precious times; the Masjid al-Haram, the Masjid al-Nabawi, the Masjid al-Aqsa, Mount

Arafat, Muzdalifah, and Mina are cited as examples of sacred places. The five nights known as "holy

(Kandil) nights" among the people are listed as Mevlid, Regâib, Mi‘rac, Berat, and Kadir. When

examining Islamic culture and civilization, it is important to investigate how and when the practice of

observing these nights emerged over the course of history, as well as the approach of Islamic jurists to

these special days. It is necessary to examine how the practice of performing certain prayers and

observing fasts specific to these nights has been viewed from a religious perspective in Muslim

communities for centuries. The purpose of this article is to examine the rulings issued by Islamic jurists

regarding the acts of worship performed on holy nights, since the research is based on the

interpretation and comparative analysis of relevant Islamic legal sources, a qualitative research

method is employed.

The study found that while the holy nights have been widely celebrated by Muslims for

centuries, some jurists view them positively as something to be encouraged, while others take a critical

stance, arguing that they lack a religious basis. It is thus evident that the various practices observed on

the nights of the Kandil have given rise to differing interpretations and led to a variety of assessments

in the history of Islamic thought. It is evident that these practices bring Muslims together and

encourage them to pray more frequently. The article contributes to the literature by providing a

comprehensive overview of the religious practices performed on the holy nights and the rulings issued

by Islamic jurists.