TÜRKMENCEDE “GELİN” KAVRAMININ ETNOLİNGUİSTİK YAPISI VE AİLE İÇERİSİNDEKİ YERİ


Creative Commons License

Tore M.

Gelenekten Dijitale TÜRK KÜLTÜRÜNDE AİLE, TORE MARAL,Duman Oğuz, Editör, Kimlik Yayınları, Kayseri, ss.167-203, 2025

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2025
  • Yayınevi: Kimlik Yayınları
  • Basıldığı Şehir: Kayseri
  • Sayfa Sayıları: ss.167-203
  • Editörler: TORE MARAL,Duman Oğuz, Editör
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Kayseri Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkmen aile yapısında anne ve babanın ilk görevi kız çocuklarına

görgü kuralarını öğretmektir. Daha sonra beceri kazandırmak ve

insanlara yarar sağlayacak bir meslek edindirmektir. Türkmen kızları,

ebeveynleri tarafından nazik ve asil olarak yetiştirilir. Kızların güzelliği,

edebinde saklı olduğu bilinci henüz çocukken aktarılır. Dolayısıyla

Türkmen kızları büyütülürken iyi terbiye, iyi davranış, güzel ahlak,

incelik, zarafet, kibarlık, utanma ve ar duygusu güzellik olarak

öğretilmektedir. Türkmen kızlarına konuşmasında, hareketinde,

giyiminde, yemesinde ve içmesinde iffetlerini koruması gerektiği öğüt

verilir.

Türkmen toplumunda kız çocuklarına çok değer verilmektedir.

Halk arasında kız çocuğu doğan ebeveynler, “kızım oldu” yerine baýadyk

(zengin olduk) ifadesi kullanır. Türkmenlerin inanç sisteminde kız

çocuklarının aileye; uğur, huzur, neşe, mutluluk, bolluk ve bereket

getireceğine inanılmaktadır. Bununla ilgili Türkmencede Gyzly öý,

soltanly öý. (Kızlı ev, sultanlı ev.), Gyzly öýe rähnet ýagar. (Kız olan eve

neşe/mutluk yağar.) ve Gyzly öý gyzyldan halka. (Kızlı ev altından halka.)

deyimleri yaşamaktadır. Türkmenler, kız çocuklarını Allah’ın bir emaneti

olarak görür. Bir gün evlenerek baba evinden ayrılacakları için sevgi ve

ilgiyle büyütülür. Ebeveynler kız çocuklarını bir de canlarını emanet

olarak düşünmüşlerdir. Amanadym iki zadym, janym hem-de gyz

zürýadym. (Emanetim iki şeyim, canım bir de kız çocuğum.).

Türkmen aile yapısında kız çocuklarını evlilik yolculuğuna

hazırlamak, ebeveynlerin en önemli görevlerinden bir diğeridir. Kız

çocukları da anne ve babanın rızasını, onayını alarak evlenmeyi tercih

etmekteler. Kız kaçırmak veya kızın kocaya kaçması Türkmen

toplumunda ayıp sayılmaktadır. Bu şekilde evlenen kızların mutsuz,

bedbaht olacağına inanılmıştır. Dolayısıyla kızların mutlu, sağlıklı bir

evlilik kurmaları, doğru kişileri eş olarak seçmeleri konusunda özgür

oldukları gibi ailelerin tecrübe ve onayı da değerlidir. Türkmenlerde kız

çocuğunun dünyaya gelmesiyle gösterilen ilgi ve kıymet, evlendikten

sonra da devam etmektedir.

Türkmenler eski gelenek ve göreneklerine bağlı bir Türk halkıdır.

Köklü tarihiyle birlikte kültürel değerlerine sahip çıkmaktalar. Geçmişten

getirdikleri bu gelenek ve göreneklere Türkmencede däp-dessur, halk

inanışlarına ise yrym denilmektedir. Bu yrymlardan biri de yeni gelini

gören yaşlı kadınlar tarafından yapılmaktadır. Kadınlar, iki elini açarak

avuç içleri geline bakacak şekilde tutarlar ve daha sonra ellerini yüzlerine

götürürler. Bu harekete ýüze sylmak denilir. Türkmenler gökyüzünde

yeni Ay’ı gördüklerinde, yeryüzünde yeni gelini; yeni araba, yeni ev gibi

eşyaları gördüklerinde ýüze sylmak ritüelini yaparlar. İyi niyetlerle dualar

ederler, uğurlu olmasını dilerler ve kendilerine de nasip olmasını

umarlar. Türkmen toplumunda gelin, gökyüzündeki Ay gibi değerlidir.

Kızını gelin etmek ve oğluna gelin almak ise büyük mutluluk

sayılmaktadır. İşte bu çalışmada, günümüz Türkmenistan’ında kadına

olan sevgi ve saygıyı gösteren bütün gelenekler, inanışlar ele alınacaktır.