Ar-Ge harcamaları ve yüksek teknolojili ürün ihracatının ekonomik büyüme üzerine etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kayseri Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, ULUSLARARASI TİCARET VE LOJİSTİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RABİA ÖZAT
Danışman: Hatice Erkekoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ülkeler sürdürülebilir anlamda gelişme ve büyüme göstermek için iktisadi büyümenin dinamiklerini elde etmeye ve bunların kullanımını artırmaya çalışırlar. Ar- ge harcamaları ve yüksek teknolojili ürün ihracatı da son dönemlerde ülkelerin sürdürülebilir bir büyüme performansı sağlaması için üzerinde durdukları önemli konulardandır. Artık yüksek katma değerli ürün üretmek ve onu ihraç etmek ülkelerin büyüme göstermeleri ve rekabet avantajı elde edebilmelerinde daha çok etkili olduğundan Ar-Ge faaliyetlerine ve yüksek teknoloji içeren ürün ihracatına odaklanmak oldukça önemlidir. Bu doğrultuda bu tezin amacı Ar-Ge harcamaları ve yüksek teknolojili ürün ihracatının gelişmekte olan ülkelerin büyümelerine etkisini incelemektir. Çalışmada seçilmiş 12 gelişmekte olan ülkenin 1997-2019 dönemlerine ait verileri kullanılarak panel eşbütünleşme ve panel nedensellik testleri yapılmıştır. Panel eşbütünleşme testlerinden Kao Panel Eşbütünleşme Testi yardımıyla değişkenler ile büyüme arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Panel FMOLS Tahminine göre büyüme üzerinde yüksek teknolojili ürün ihracatı, Ar-Ge harcamaları, dışa açıklık oranı, sabit sermaye oluşumunun %1 anlamlılık düzeyinde, işgücünün ise %5 anlamlılık düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda değişkenler arasında nedensellik ilişkisinin olup olmadığına yönelik analiz Dumitrescu – Hurlin Panel Nedensellik Testi kullanılarak yapılmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde Ar-Ge harcamaları, yüksek teknolojili ürün ihracatı, dışa açıklık oranı ve işgücü ile büyüme arasında karşılıklı nedensellik elde edilmiştir. Doğrudan yabancı yatırımlar ile büyüme arasındaki ilişki ise büyümeden doğrudan yabancı yatırımlara doğru olmak üzere tek yönlü nedensellik elde edilmiş, sabit sermaye oluşumu ile büyüme arasında ise nedenselliğe ulaşılamamıştır.