İmar uygulamalarında veri madenciliği tabanlı yöntemlerin kullanılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kayseri Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, HESAPLAMALI BİLİMLER VE MÜHENDİSLİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İBRAHİM KARAASLAN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Nuh Azgınoğlu

Eş Danışman: Murat Taşyürek

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Şehirlerin plansız ve kontrolsüz bir şekilde büyümesi, zamanla ciddi çarpık şehirleşme sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Bu tür plansız gelişmeler, altyapı eksikliklerinden sosyal donatı alanlarının yetersizliğine kadar birçok sorunu doğurmakta ve şehirlerde yaşayan insanların yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu sorunların önüne geçebilmek ve daha düzenli, yaşanabilir bir şehir modeli oluşturabilmek adına, belediyeler tarafından mevcut düzensiz kadastro parsellerinin düzenli parseller haline getirilmesi büyük bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Şehirleşmenin hız kazandığı ve insanların daha büyük topluluklar halinde yaşamaya başladığı durumlarda, sosyal yaşantı alanlarının oluşturulması da büyük bir problem haline gelmiştir. Parklar, yeşil alanlar, eğitim kurumları ve diğer sosyal donatı alanlarının yeterli ve doğru bir şekilde planlanması, sağlıklı bir şehirleşme için kritik öneme sahiptir. Bu sorunu çözmek için kullanılan yöntemlerden biri, 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. Maddesi uygulamasıdır. Bu uygulama, belediyeler tarafından resen gerçekleştirilen bir yöntemdir. Ancak, bu süreçte kadastro parselinin hangi imar parseline denk geleceği manuel olarak belirlenmekte olup, bu durum uygulamanın süresini uzatmakta ve yeni oluşturulan parsellerde ortak sayısının optimumdan uzak gerçekleşmesine neden olmaktadır. Çalışma kapsamında ele alınan ve karakteristik olarak bir kümeleme problemi olan dağıtım problemine mekânsal veri madenciliği kapsamında kümeleme yöntemlerinden olan K-Means ve Adaptif K-Means algoritmalarıyla çözüm aranmış, 12 adet kadastro parsel alanının 6 adet imar parseline dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Deneysel değerlendirmeler sonucunda Klasik K-Means yönteminde parsellerde dağıtılamayan minimum alan 435 m² iken Adaptik K-Means yönteminde bu oran 23 m²'ye kadar düşmüş olup, genel değerlendirmede de yine Adaptif K-Means yöntemi öne çıkmıştır. Anahtar kelimeler: K-Means, Adaptif K-Means, İmar uygulamaları, Düzenleme Ortaklık Payı (DOP)